Çorap eski çağlardan beri insan hayatında yer alıyor. Hayvan yünlerinin örülmesiyle elde edildiği düşünülen ilk çorapların; insan sağlığını koruduğu, hastalıklara karşı hayatta kalma oranını arttırdığı da düşünülüyor. Çorabın bu yönüyle insan gelişiminde önemli bir role sahip olduğu söylenebilir. Kadınların dokuduğu sağlam bir erkek çorap o dönemin erkekleri için belki de hayvan avlamak ve düşmanlarıyla savaşmak için kullandıkları kesici silahlar kadar önemliydi. Çünkü çorapları sayesinde; o zaman için çok ilkel olan ayakkabılarıyla en elverişsiz arazilerde bile uzun süre dolaşabiliyorlardı.

Çorap sadece erkeklerin değil kadınların da gözdesiydi. Yün öbeklerini iplik haline getiren kadınlar, bunları şişlerle örerlerdi. Tarihin ilerleyen dönemlerinde, insanlar iplikleri doğadan elde ettikleri özlerle boyayarak renkli giysiler üretmeye başladılar. Özellikle bayan çorap modelleri renk ve desen kazanmıştı. Tabiatları gereği giyime ve estetiğe daha bir önem veren kadınlar, çorap örerken kendilerine torpil geçmeyi ihmal etmediler. Sanayileşmeyle birlikte fabrikasyon üretim dönemi başlayınca çorapta da ürün çeşitliliğine gidilmeye başlandı. Moda kavramı ortaya çıktı. Modanın en yakın takipçileri de kadınlar olacaktı.

Fabrikasyon seri üretimin ilk dönemlerinde de desenli çorap hâlâ sadece bayanlar ve çocuklar için üretiliyordu. Ama gün geldi, moda endüstrisi erkekler için de renk ve desen alternatifleri sunarak, onların giyim zevkine katkı sağlayabileceğini fark etti. Yünün yanında pamuk çoraplar da üretiliyordu artık. Zamanla çorapların yapımında sentetik iplikler de kullanılmaya başlanacaktı. Bu sentetik malzemeler maliyeti düşüyordu. Ama sağlıklı ve rahat olmadıkları gerçeği zamanla anlaşılacaktı.

Tekrar çorabın ilk kez elde örüldüğü eski yıllara dönelim. Ne de güzeldi soğuk kış aylarında o kalın örme çoraplarla dışarıda çalışmak. Böylece zorlu kış koşulları daha dayanılır hale geliyordu. Aslında o zamanki çoraplar şimdiki insanlar için çok sert ve rahatsız edici bir yapıdaydı. Ama doğru düzgün bir tabanı bile olmayan ayakkabıların tek seçenek olduğu o dönemlerde, sert ve kaşındıran bir çorap bile konfor olarak kabul edilebilirdi. Bu nedenle ilk çorapları daha çok kışlık çorap olarak tanımlamak yanlış olmaz.

Yazlık çorap kavramı ise pamuğun ve ince sentetik kumaşların insan hayatına girmesiyle ortaya çıktı. O zamana kadar, insan toplulukları yazları ya sandalet tipi ayakkabılar ya da ince çarık benzeri ayakkabılar tercih ediyorlardı. Tercihlerini bulundukları coğrafya belirliyordu. Aslında bir tercihten söz etmek bile doğru olmazdı, eldeki imkânlar bu kadardı. Zamanla seri üretim yaygınlaştı. Çorap hem giyim tarzının bir tamamlayıcısı olarak, hem de sağlığımızın bir parçası olarak hayatımızda sağlam bir yer edinmeye başladı.

İnsanlığın yazlık çorapla tanışmasının ardından zamanla babet çorap da hayatımıza girdi. İlk olarak, adını aldığı babet ayakkabıların altına giyilen kısa bayan çoraplarıydı babet çoraplar. 20.yüzyılın başlarında kız çocukları ve genç kızlar eteklerinin altına bu çoraplardan giyiyorlardı. O dönemde bayanlarda pantolon kullanımı yaygın olmadığından, erkek çoraplarına benzemesin diye babet çorap, naylon çorap veya külotlu çorap alternatiflerinden biri tercih ediliyordu. Zamanla babet çorabın rahatlığını erkekler de keşfetti. Özellikle şortla beraber kullanıma en uygun çorap oydu.  Bugün erkek babet çorapları da üretiyor ve en çok tercih edilen modeller arasında bulunuyor.

Son dönemde çorap modelleri de, çorap yapımında kullanılan materyaller de çeşitlenmiş durumda. Keşfedilen onca sentetik kumaştan sora tekrar doğala dönüş var. Bunda, bilimsel araştırmalar sonucu ayakların sağlık için ne denli önem taşıdığının ortaya konması etkili oldu. Ayrıca sentetik materyallerin alerjen etkileri de gün yüzüne çıkmış durumda. Doğal çorap hammaddeleri arasındaysa, bambu son dönemin adeta parlayan yıldızıdır. Pamuğu bile geride bırakan ter emme kapasitesiyle, antibakteriyel yapısıyla, ısı dengeleyen ve nefes alan yüzey performansıyla, ekstra yumuşaklık sunan konforuyla bambu çoraplar her geçen gün daha çok tercih ediliyor. Ne varsa tabiatta var. Ne varsa bambuda var.